Vidicat.Net Hayatın Anlamı

Hayatı Anlayan Blog

'Hikayeler' kategorisi icin arsiv

Aşk İle Acı

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Oca 12th, 2010 | Kategori:: Aşk Adına

Aşk ile Acı çok yakın iki arkadaşlarmış, yedikleri içtikleri ayrı gitmez, her adımı beraber atarlarmış. Aşk çok neşeli, çok sevecen, çok iyiymiş.

Acı ise, sızıların en büyüğünü bıraktığı için insanlar tarafından hiç mi hiç sevilmezmiş, nitekim zaman geçtikçe acı aşkı kıskanmaya başlamış…

İnsanların yüreklerinde bırakmış olduğu intiba, acıya acı eklemeye, onu üzmeye başlamış…

Sonrasında bir plân yapmış acı; aşkın içine girmek için sinsi bir plânı varmış, istiyormuş ki seven gönüllerde gözyaşı olsun, mutluyken bile mutsuzluktan bir nebze payını alan çok olsun…

Aşkla kavga etmişler, aşk acıdan kurtulmak, tek başına kalmak istemiş…

Ama acı galip gelmiş. İşte o gün bugündür, aşkın bir diğer adı, acı aşk olmuş… Sevip de sevilmeyenler, sevdiklerine kavuşamayanlar, sevdiğini söyleyemeyenler, erken yaşta sevdiğini kaybedenler, aşka âşık kalıp, acısıyla baş başa tebessüm edenler…

O gün bugündür, âşık olan herkes bir parça da olsa acıdan nasibini alırmış.

Acıyı istemiyorum diyen, aslında ona en çok kucak açanmış…

Acı aşk bu, ağızda bir kuruluk, yürek de bir acılık, gözpınarlarında nem bırakır… Acı aşk bu, tatlısını görmek için her türlü belasına da katlanmak gerekir… Aşk çok acı, ne o ayrılır acıdan, ne de acı ondan ayrı…

İtsek gider mi? Aşkı da beraberinde götürmez mi? Aşk acı, ama ne gönül onsuz yapabilir, ne de o yürekleri birbirine bağlamadan durabilir…

Acısında tatlıyı görebilmek sevenlerin işi… Aşk acı bir kahve gibi, içtikçe içmek istiyor insan tadı acı bile olsa…

Sevdikçe sevmek istiyor insan, sonu hüsran bile olsa… Aşk acı; acı aşk…

Yüreklerde bıraktığı iz, derin mi derin, çok derin… Aşk ile acının Karışımından oluşan sevdaların ömrü uzun olur, tek başına adım atan aşkların tadında bir eksiklik olur… Acıyı tek başına düşünmek ise aşka haksızlık olur!

Dilara AKSOY
© Bu eserin telif hakkı Yazar’ın kendisine aittir.


Kelebeğim

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Ara 29th, 2009 | Kategori:: Aşk Şiirleri

KelebeğimKelebeğim

Çırılçıplak bir sevginin ortasındayım… Titrek yüreğim, çarmıha gerildi.

Veryansın eder, duyulmaz, tabu bu; yıkılmaz… Sevginin, aşka galip geldiği bir andayım, adın ne? Yok, sen bu dünyadan olamazsın…

Prens desem, değilsin. Düş desem, hayır, sen adeta bir hediyesin. Cayır cayır yanan bir imkânsızlığın eşiğindeyim…

Bu kez sözlerimi kısa tutacağım, maçın ortasında pes etmiş olacağım…

Hey! Adın ne senin?

Melek misin, çok iyisin…

Seni beynimden yüreğime geçen bir yolda kendim mi yarattım bilmiyorum, ama bu kadar kısa süren olamazsın… Gözlerimi açtım, seni gördüm, sen bana ait bir kördüğümdün… Sonunda bir de baktım ki bitmiş, masalımız intihar etmiş, garip bir tutum sergiledim. Gittim, en sevdiğime hançerimi hediye ettim.

Çırılçıplak bir gerçeğin yanındayım, en uzaktasın, kaybolmaktasın. Ben ise her an seni aramaktayım, bir kez daha gerçeklerden cayıp buluşamaz mıyız?

Şansımı çok zorladım, anladım, seni çoktan kaybettim, vedalar kaynaştılar, yalnız kaldım. Adını buldum, kısa süren bir hikâyenin adı da adının asilliğini taşımalı… Kelebeksin sen, onun ömrünü taşıyorsun… Bir baktım ki yanımdasın, bir baktım ki aslında masalsın. Kelebeğim; ömrünü uzun tutamam senin, çoktan veda ettin, artık uzaktasın. Çok kısaydı, en kısaydı, hatta bir ömre sığdırılabilecek büyüklükte bir aşkın son faslıydı…

O aşk bir büyüdü, bir küçüldü sen yok olalı beri. Ama sonunda sevgiye bağlandı, sevgi ondan daha kutsalmış meğer… Hâlâ en değerli varlığımsın…

Gözlerimde yaşamıyorsan, yüreğimde de yaşamıyorsun demedim ya. Sen aslında hep oradasın, çok kısaydı, deli bir yangındı; ama kısacık bile olsa ömre bedel bir sevdaydı…

Senin hissettiklerin, senin yaşadıkların sende kalsın, ben kendi yüreğime ve de yüreğimde yaşayan sevdiğime bakarım…

Kısaydı, devamı yok aslında; acıydı, ama katlanılırdı… Seni sevdim mi böyle severim işte kelebeğim; uzun bir veda olur sanmıştım, bir baktım varsın, canımdasın; canındayım sandım, bir de baktım ki oradasın, riyâ kokan sevdalarda son saatlerini yaşamaktasın…


Gideni Unutmak

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Ara 29th, 2009 | Kategori:: Aşk Şiirleri

Dilara aksoy

Gideni Unutmak

Gideni unutmanın süresi,
Ona verdiğin değer kadardır.
Ve gittin,
Gitmeyi seçtin
Umutlarım yer değiştirdi.

Gideni unutmanın süresi,
Ona kucak açmayı unutup,
Mevsimleri hayra yorduğun kadardır,
Madem ki unutulmuyorsun,
Dinle:
Seni senden aldığım nefret kadar seviyorum,
Şimdi gözyaşlarımı sensizliğe döküyorum

Yalancı ba…harlarda kol gezerken,
İçimdeki yarayı görmüyorsun
Seni unutmanın bedeli aşksızlık bile olsa,
Seni istemiyorum!

Hak ettiğin her şeyi al,
Yüreğimi ver,
Varsın olsun.
Seni unutmanın süresi,
Hiç yaşamadığını düşünüp,
Yokluğa karıştığını farz edip,
Ardıma bakmayı unuttuğum an kadardır
Bir de bakmışım ki yoksun,
Yüreğim yandı bile şimdiden,
Gitmenin vakti geldi mi?
Yoksa senden kalan aşkım mı yanan?

Ne masal ne de rüya,
İnan ki ne olduğunu çözemedim
Çözebilseydim üzülmezdim
Çözebilseydim ben giderdim,
Çözebilseydim,

İnan ki çözebilseydim,
Unutur giderdim…

Dilara AKSOY


Bitmeliydi ve Bitti..!!

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Ara 22nd, 2009 | Kategori:: Aşk Şiirleri

Bitti Aşk

Bitti…
Bitmeliydi belki…
Parçalanmış hayatlarımız bütün kalmış bir hayali kabullenemezdi. Mutluluğa kurulabilecek ütopyalar için ruhumuzda beslediğimiz tebessümler, ölüm tehlikesi olan tellerde asılı kalmıştı. Bir hayat izdüşümünde son viyadükte kaybetmiştik birbirimizi. Şimdi bunla yok bizi…

Birbirimize kayıp olmak hayatta var olma oyunumuzdu demek ki. Sen gitmeliydin. Bense; gitme demekten öteye gitmemeliydim. Öyle ya gitsem de dinlemezdin.

Kullanılmamış tüm gülücüklerini bana bağışlıyor şimdi dünya. Sense; ömründeki tüm gitmeler için “elveda”lar topluyorsun azığına. Gitme diyenleri dinlememek içinse çığlıklar yerleştiriyorsun kulaklarına. Oysa ben; azığında duran “elveda”lardan bihaber düşeyazmıştım tek heceye. Sonra düş’e yazmıştım her yolun sonunda sana düşüşlerimi. Hüzne çalan bir sonbahar vaktinde eski kitapların arasında biriktirdiğim bir yığın küflenmiş yalnızlığımla yineliyorum seni. Sonra; içimin deruni çöl gecesinden sesleniyorum sana: ‘bana susacak kadar ben, konuşacak kadar sen lazım’ diyorum.
Sen olmuyorsun ben “sus” kalıyorum…

Suskunluğum tahrip olup harflere dönüşüyor. Ve ben sana dair kurduğum tüm cümleleri mahya yapıp yüreğime asıyorum. İçimdeki özneliğin devam ediyor. Hayatımda bu kadar önemliyken önemsiz bir edat’a dönüşmenden korkuyorum. Bu yürek mizanseni bir monologdan oluşuyor; diyaloğu hiç olmayacak biliyorum. Ve sen sandığım tüm hayallerini içimin hayat akordu bozulmamış yanlarına saklıyorum.

Sonra gitarımın tellerine satıyorum acılarımı. Acıya bulanan tellerime vurdukça parçalıyorum parmaklarımı.

Geceler titrek elerime bulaşıyor her sabah. Giden “ay”a satır uçlarında kalmış, bir satırdan diğerine düşememiş hasretlerimi teslim ediyorum. Gelen “güneş”e yüzü hüzne bakan şarkılar besteliyorum. Bir çığlıktan uyanıp diğer bir çığlığa gözlerimi yumuyorum. Ve sen sandığım bütün hayallerini içimin hayat akordu bozulmamış yanlarımda saklıyorum.

Doğru yolundan şaşıyorum nefes almanın. Bir yerde veresiye olmayan ölümler çıkıyor karşıma, bir hüznümle bir damla gözyaşıma alıyorum hepsini. Birini ölüyorum. Sonra bir nefes daha alıyorum can sıkıcı bir senfoni tadında. Sonra ikinciyi ölüyorum. Ölmeyi bile beceremiyorum.

Ruhumun dallarında yedi veren acıyla günler eskitiyorum. Dünlerime tuz basıyorum yanına yarınları hapsederek. Ne seni bulabiliyorum bu zifiri karanlıkta ne de kendimi. Tüm sevgim kulağına fısıldanmış bir masaldı belki. İçimde kapan kıyamete, ensemde vurulan düşmana ve avuçlarımda biriken nefretime inat yudumlamalıydım hislerimi. Sana adanmış; ama benden ötesi olmamış fırtınalı bir yolculuktu bu. Haniydi mutlu olamama değecek yâr?

Yokluğuna var olmayı denedim durdum. “ünlem” dedin korktum, “virgül” dedin konuştum, “nokta” dedin sustum, “ayraç” dedin ve kayboldun. İsmimi isminden ayıran işareti sen buldun. Bense; yine yokluğunda var olmayı denedim durum. Kırılmak üzere olan bir kalemle, kızıldan siyaha çalan bir günde sana şiirler kurdum. Bir hayat izdüşümünde, son viyadükte birbirimizi kaybetmişliğimizi, bulunmazlığımızı hayat denilen iki çığlık arası bir nefesten ibaret olan oyunun acı sahnesi saydım. İçimi bu denli yakmaya sen yanlarımdan başladım…

Şimdi hangi rakamı versem sonucu sen çıkar? Hangi seni versem sonunda mutluluk yüzüme bakar? Yok, bu işlem ancak eşitsizliğe yol açar.

İsmin baştan sona ağlamaklı bir ömre bedel… Kayıpsın bana, benli her şeye, belki de en başta kendine… Kayıbız birbirimize. İçimin derinlerinden; koca okyanusları aşıp gelmiş, tüm harfleri hayata devirip kalbime ansızın düşüvermiş bir “mim” oldun. Öyle bir “mim” ki; “elif” i silmiş, “be” yi yutmuş, “te” yi unutmuş, “se” yi uyutmuş… Kendini bir tek “mim” de bulmuş. Şimdi yüreğimdeki “mim” in göz kapaklarıma düşüyor. İntiharına ramak kalan tümceler yakıyor beni. Ben ki kaç nefesimi asmıştım idam sehpasında. Son dileği hep sendi nefeslerimin. Ve ben, son dileği gerçekleşmemiş hayata prangalı bir mahkûm.

Gökten yıldızlar yağıyor üstüme. Birini tutsam diğeri kaçıyor. Payımıza düşenlerden payıma düşenleri alıyorum.

Yoksun … Yok oluyorum


Yürüyorum Sensizliğe…

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Ara 22nd, 2009 | Kategori:: Aşk Şiirleri

yürüyorum sensizliğe

Yuruyorum bilinmez sonlara,
Belki acilara,
Belki de mutluluklara…
Ama bildigim tek sey var,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara…

Kim bilir belki kendim sectim bu kaderi,
Artik takmiyorum gecmiste kalan gunleri,
Ne sevincleri, ne kederi,
Deseler de vardir beterin beteri,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara…
Omrum akiyor bir caglayan misali,

Ne var ne yok alip goturuyor benden,
Gonul porsumus,yorulmus sevdalardan,
Biktim usandim yalanlardan,dolanlardan,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara…

Artik her sey icin cok gec,
Bir kere sen gecmisi bir gec,
Varsa gonlune gore sec,
Kendine gelsen de gelmesen de ey gonul,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara…

Yarinda hep umut vardir,
Yasamak,kana,kana mutluluklari tatmak,
Seni sevene can katmak,
Yeniden dogmak ve basarmak,
Zor olsada hedefe varmak,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara…

Alıntı…


Sitemlerle Öptün Gecemi..

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Ara 22nd, 2009 | Kategori:: Aşk Şiirleri
Aşkın anlamı

Sitemlerle Öptün Gecemi

Aşkın ölümcül bir yüzü daha varmış
Seninle gördüm.
Okyanusta dolaşan menzilsiz gemi gibi
Asi fırtınalarda kayboluyorken,
Sessiz yıldırımlar gibi düştün geceme.
Güneşin batıdan doğuşu bir aşk
Can çekişiyordu gecenin koynunda.
Başı sonu belirsiz karmaşık öykü,
Yazılamıyordu bir türlü.
Ruhlardan kopan parçalar
Rüyalara dadanıyordu arsızca..
En derin duygular tarumardı.
Görmezden gelmelerin
Hele o suskunluğun ve gece,
Ayaz ve puslu gece
Aşkın ölümcül yüzüydü..
Yiğitler yiğidi bir kalp,
Tüm hüzünlerini yüklenmiş
Bir türlü olamayan sabaha inat
Küskünlüğünden nice sonra
Uzanıp en olmadık zamanda
En olmadık dokunuşu verdi.
Yüzleşiyorken aşkla
İşte tam o an,yalnızlığımın orta yerinde
Sitemlerle öptün gecemi…


Hayatın Anlamı

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Ara 22nd, 2009 | Kategori:: İlginç Hikayeler

Hayatın Anlamı

Eski zamanlarin birinde bir adam hayatin anlaminin ne olduguna takmis kafayi..
Buldugu hiçbir cevap ona yeterli gelmemis ve baskalarina sormaya karar vermis..
Ama aldigi cevaplarda ona yetmemis.Fakat mutlaka bir cevabi olmalidiyormus..
Ve dolasip herkese bunu sormaya karar vermis..
Köy, kasaba, ülke dolasmis bu arada zamanda durmuyor tabiki …
Tam umudunu yitirmisken bir köyde konustugu insanlar ona

-Su karsi ki daglari görüyormusun,orada yasli bir bilge yasar istersen ona git belki o sana aradigin cevabi verebilir. ” demisler.

Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yasadigi eve ulasmis adam. Kapidan içeri girmis ve bilgeye Hayatin anlaminin ne oldugunu somus ..

Bilge sana bunun cevabini söylerim ama önce bir sinavdan geçmen gerekiyor demis …

Adam kabul etmis..
Bilge bir çay kasigi vermis adamin eline ve içinede silme bir sekilde zeytinyag doldurmus.

Simdi çik ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel …

Yalniz dikkat et kasiktaki zeytinyag eksilmesin eger bir damla eksilirse
kaybedersin..Adam gözü çay kasiginda bahçeyi turlayip gelmis.Bilge bakmis
evet demis kasikta yag eksilmemis,peki bahçe nasil di(!)
Adam saskin..Ama demis ben kasiktan baska bir yere bakmadim ki ….

Simdi tekrar bahçeyi dolasiyorsun kasik yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demis Bilge…

Adam tekrar bahçeye çikmis gördügü güzellikler büyülemis muhtesem bir bahçedeymis çünkü …

Geri geldiginde bilge ,adama bahçe nasildi diye sormus …

Adam gördügü güzellikler karsisinda büyülendigini anlatmis..

Bilge gülümsemis, ama kasikta hiç yag kalmamis demis ve eklemis

“–Hayat senin bakisinla anlam kazanir ya sadece bir noktayi görürsün hayatin akip gider sen farkina varmazsin..Yada görebilecegin tüm güzelliklerin tam ortasinda hayati yasarsin akip giden zamanin anlam kazanir

“Hayatinin anlami senin bakislarinda gizli”


Bilgisayarın içindeki salon

Yazan: resul Tarih: Kas 7th, 2009 | Kategori:: İlginç Hikayeler

Bilgisayar İç Salonu

PC kasası içinde minik bir oturma odası...

Bu oturma odasının sık sık tozunu almak gerek
Daha önce pek çok farklı kasa modifikasyonu gördük. Arabalar, oyun temaları hatta kadın bedeni şeklinde PC kasaları yapıldı. Ancak böylesi yapılmadı!
Yazinin tamamini oku →


Karabasan Gören Kişi…

Yazan: UsLaNMaZ Tarih: Eki 12th, 2009 | Kategori:: +18 Hikayeler

Karabasan
Uyandiginiz halde yataktan kalkamamaniz, bir guc tarafindan hareketlerinizin engellenmesi, kipirdayamamaniz yada konusamamaniz, bagirmaya calistiginiz halde sesinizin tum cabalamalariniza ragmen cikmamasi, bu sure zarfinda cesitli sesler ve halusunasyonlar gormeniz yani, halk arasinda Karabasan diye tabir edilen olay.
Yazinin tamamini oku →


GERİ DÖN SEVDAM GERİ DÖN

Yazan: RuZGaR Tarih: Eki 2nd, 2009 | Kategori:: Aşk Hikayeleri

Yine aralık yine sonbahar yine seni soluyorum , gözlerim senin için dalıyor dipsiz rüyalara ellerim yine soğuk solyanım ise ateşler içinde yanarken yüzüme senin hasretin vuruyor biran…
Yazinin tamamini oku →


Biber hapı faydali bitkiler fikralar e-ticaret kadıköy casus telefon kozmetik alexa yemek tarifi maltepe
Sayac Kodu
site ekle Internet Blogs - BlogCatalog Blog Directory